İbrahim Zaman
İbrahim Zaman

Biyografi

1937’de Adapazarı’ n da doğdu, 1959’da sanatsal nitelikli fotoğrafa ilgi  duydu. Adapazarı’ n da Grup 5 ve AFAK fotoğraf kulübü kurucu üyesi olarak çalıştı.

Güvercinler adıyla ilk kişisel sergisini 1967’de İstanbul’da açtı. Ulusal ve uluslar arası, sayısız sergi, saydam gösterisi ve yarışmalara katıldı. Çok sayıda ödül aldı. Zamanla 40 yıl, Dünyada Zaman, Türkiye’de Zaman, Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi, Fotoğrafta 55 Yıl, Fotoğrafta Pratik Öneriler, Tarlalar Yansımalar gibi fotoğraf albümleri yayınlandı.

Uzun yıllar ulusal ve uluslar arası yarışma jürilerinde bulundu ve halen bu görevlerini sürdürmektedir. 20 yılı aşkın zamandır fotoğraf dergisinde eğitim yazıları yazmaktadır. İSTANBUL MODERN SANAT MÜZESİ, İSTANBUL FOTOĞRAF MÜZESİ, BÜYÜKŞEHİR İSTANBUL BELEDİYESİ KOLLEKSİYONUNDA ESERLERİ BULUNMAKTADIR. Bir süre Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde portre dersleri de veren İbrahim Zaman İfsak, Olba, Sille Sanat Sarayı, Bufsad, Sagüsad, Kufsad, Fotogen, Basaf, da onur üyesidir. İbrahim Zaman’ın Fotoğrafta Işık Olmazsa Olmazıdır. Bunun  için yakın çevresi ona ” IŞIĞIN EFENDİSİ ” demektedir. 2019 da fotoğrafta 60 yılını dolduracaktır. Kendisi adına  Olba Fotoğraf Sanatı Derneği Mersin’de  uluslararası fotoğraf yarışması düzenlemektedir..

Prof. Sabit Kalfagil‘ in kaleminden İbrahim Zaman

1937 Adapazarı doğumlu, meslek olarak fotoğrafı seçmiş dükkan tezgah sahibi bir fotoğrafçı iken kendisi gibi ekmeğini fotoğraftan kazanan dört arkadaşı ile birlikte bir grup kurar. Bu beş fotoğrafçı bu kez fotoğrafı çıkarsız bir güzellik arayışı için uygulamaya koyulurlar. Kendilerine açtıkları bu özel alanda aktiviteler kısa zamanda iyi bir kıvama gelir. Öyle ki İstanbul’da ressam Zeki Faik İzer ile sinema ve fotoğraf adamı Baha Gelenbevi öncülüğünde bu etkinlikleri İstanbul’a taşır ve büyük ilgi görür.

İbrahim Zaman 1967 Adapazarı Depreminden sonra işini ve evini İstanbul’a taşır ve Türk fotoğraf kadrosu içinde yerini alır. Ben kendisini 1978’de bir gösterisinde tanıdım. Türk fotoğrafının ön safhalarında idi. Sıcakkanlı, girgin, dost canlısı ve neşeli idi. Hala da öyledir. Kıvırcık kahkülleri ile o kadar genç görünüyordu ki boylu poslu büyük kızın kendi kızı olduğuna inanamadım. Bu tanışmadan sonra birlikte o günkü bir prestij derneği olan FOTOS’ da bulunduk. Bugün yine birlikte İFSAK’ ın onur üyesiyiz.

 O Bir Gezgindir.

Sadece birlikte yaptığımız yurt içi fotoğraf gezilerinde kat ettiğimiz yollar Ekvator’u birkaç kez dolaşır.  Birlikte yaptığımız 2 Hindistan, 1 Mısır gezisine ek olarak onlarca ülke daha gördü ve fotoğraf çekti. Bu fotoğraflar Gezi Dergisi’ n de ve bazı turizm faaliyetlerinin tanıtımında kullanıldı.

 O Yorulmak Bilmez.

Özellikle araba kullanırken yorulduğunu, şikayet ettiğini hiç görmedim. Bunu sadece dayanaklılığına değil araba sevgisine de bağlıyorum

O Mükemmeliyetçidir.

Sadece kendi özel fotoğrafları için değil müşteriye verilecek gelin fotoğrafları hatta vesikalıklar için bile kabul edilebilir örnekleri ha bire tekrarlatır.

O Azimlidir.

Kolayca kötümserliğe düşebilecek mükemmeliyetçi insanlardan farklı olarak azimlidir. Canını dişine takar istediği sonucu alana değin ısrarını sürdürür.

O Bir Ekstremisttir.

Her şeyi sonuna kadara götürür. Aldığı yarım yamalak bir cevapla asla yetinmez; öldüresiye sorular üstüne gider. Fotoğraf çektiği alanda geriye bir şey bırakmaması gerekiyormuş gibi çekilebilecek bütün fotoğrafları çekip adeta dibini kazımak ister. Bir mal veya hizmet için ödeme yapmışsa karşılığını alıncaya kadar peşini bırakmaz. Kendisi bir hizmet veriyorsa gereğini sonuna kadar yapar.

O Üretkendir.

Ailece çıktıkları dinlenme gezisinden bile eli dolu dönmek ister.

O Doyumsuzdur.

Aynı anda birden fazla yerde bulunup fotoğraf çekemediği için çok üzülür. Pek çok konuda kolay şikayet etmediği halde çekim seansları dönüşümüz hep dövünme krizleri ile geçer, hep “keşke” ler dile getirilir.

O Bir Güzellik Tutkunudur.

Doğa parçalarını, evleri, köyleri, insanları güzel bulduğu için çeker. Bunları olduğundan kat kat güzel yapmaya çalışır. Günümüzde insanlar fotoğrafların hep “Ne ?” içerdiği ile ilgilenirken o hep “Nasıl ?” lar la ilgilenir.

O Bir Su Tutkunudur.

Su sesi duyunca gözleri parlar. Bir Karadeniz gezisinde dere boyunca yaylalara çıkışta ve inişte derenin her kıvrımında durduk. Adeta derenin fotoğrafik kadastrosunu çıkardı.

O Dışa Dönük Biridir.

İnsanlarla ilgilenir, problemleriyle ilgilenir onları hoş tutmayı bilir. Kendi duygularını da paylaşır.

O Yardımseverdir.

Sıkıntınız olsa yüksünmeden koşar, o bir kötü gün dostudur.

O Toplumcudur.

Kaç derneğe kaç vakfa üye olduğunu sayamam.

O’nunla Arkadaşlık Bir Keyiftir.

Asla bir gamlı baykuş değildir. O mutlu imiş gibi davranmanın mutluluğu davet ettiğine inanır. O’nunla vakit çabuk geçer.

 

Prof. Sabit Kalfagil